XOXO The Book
XOXO The Mag

Ali Bilge Akkaya

Kilis Projesi Sergisi’nin katılımcılarından, son kuşak çağdaş sanatçıları arasında ismini sıkça duymaya başladığımız Ali Bilge Akkaya’yla konuştuk.

12 -13 Mayıs tarihleri arasında gerçekleşen Kilis Projesi Sergisi'nden daha önce de bahsetmiştik. Şimdi sergi kapsamında işlerine rastlayacağımız Ali Bilge Akkaya'ya bırakıyoruz sözü.

Öncelikle biraz seni tanıyabilir miyiz? ENTAS okuduğunu ve sonrasında fotoğrafa yöneldiğini, aynı zamanda heykele de ilgin olduğunu biliyorum.  Sanatsal yolculuğun nasıl ilerliyor?

Tasarımcı düşünce anlayışı aslında sanat anlayışımın temelini oluşturuyor. Çalışmalarım bir soruyla başlar; “İnkar edilemez bir sanat eseri nedir?” Bu soru ve çözüm arayışı süreç içerisinde tasarım objesinden sanatsal bir esere yolculuk eder. Okul eğitimim ENTAS üzerine ancak sanat eğitimim evde ailemle gerçekleşti ve hala da devam etmekte. Ablam sanat tarihi doktoru, babam ise felsefe mezunu ve estetik üzerine uzmanlaşmış biri, çalışmalarım bu durumdan öğrendiklerim ve okuldaki bilgi birikimimin etkileşimi ile ortaya çıkar.

Ben bir düşünce biçimi oluşturmaya çalışıyorum bu da inkar edilemez olanı bulmak ile ilgili bu noktada ifade biçimi olarak fotoğraf, resim ya da heykel olmasının aslında pek bir önemi yok, önemli olan düşünceyi bir şekilde objeleştirmek. Şuan için öncelikli olarak tercihim Fotoğraf, bir duygunun en iyi ifadesi için deklanşöre tek bir basış hakkımın olması beni heyecanlandırıyor. Heykel ile anlatım yöntemimi ise fotoğraf çalışmalarından arta kalan zamanımda Göztepe sanayindeki atölyemde çalışarak sürdürüyorum.

Contemporary Istanbul ve Aralık Derneği tarafından düzenlenen bu sergideki işinden biraz bahseder misin? Hazırlık süreci nasıl geçti? 

Kilis Proje Sergisi için seçmiş olduğum eser, tüm çalışmalarımda olduğu gibi düşünce biçimimin sınırlı bir alanda, bir durumun kendimce en mükemmel ifadesi. İzleyici ile paylaşmaya çalıştığım deneyim ise ‘gerçekliğin içinde gerçek dışı bir yer’ algısı. Bu fotoğraf çalışmam her ne kadar manipülasyon yapılarak ortaya konmuş gibi okunsa da bize sadece gözün gördüğü gerçeklikten başka bir şeyi sunmamakta ve gerçekliği sorgulamaya yöneltmekte.

Suriyeli çocuklarla yaşadığın etkileşimlerden ve gözlemlerinden bahseder misin?

Gözlemlediğim durum tabii ki çok üzücü, ama şu an ki durumun gelecekteki etkileri beni daha çok endişelendiriyor. Onların yaşadıkları bu travma bir ömür boyu sürecek bir deneyim aslında. Onları sadece yatacak bir yere ya da yiyecek bir yemeğe muhtaç diye düşünmememiz lazım, burada eğitim haklarını alamayan, öğrenemeyen çocuklar söz konusu, yani doğru bir hayata giden yoldan mahrum kalan insanlar. Bu noktada Kilis Projesi’nin bu önemli problemin çözümüne bir katkı sağlayacağını düşünüyorum. 

Sosyal sorumluluk projelerinde aktif olarak rol alıyor musun?

Şu ana kadar tasarımcı kimliğimle rol aldım, okullarda küçük yaştaki öğrencilere kendi bildiklerimi ve deneyimlerimi, hayata karşı problemlerimizi tasarımcı düşünce biçimi ile nasıl çözebileceğimizi anlatmaya çalıştım, farklı projeler içerisinde bulundum.

Özellikle sanatçı olarak çalışmalarımın yani düşüncelerimin bu şekilde insanlara faydalı olabilecek hale gelmesi benim içinde çok büyük bir mutluluk sebebi.

Gelecekte sosyal sorumluluk projeleri kapsamında öğrencilerle de çalışmayı düşünüyor musun? 

Kesinlikle evet, özellikle öğrencilerle çalışmak ve bildiklerimi paylaşarak onların hayatına pozitif yönde bir şey katmak benim en büyük hayalim ve isteğim. Ben her zaman bir öğrenciydim ve her zaman olmaya devam edeceğim, öğrenmeye devam edebilmenin bedelinin ise öğretmek olduğunu düşünüyorum. Bu yüzden bu tür projeleri sosyal sorumluluk projeleri diye adlandırmak yerine hayata karşı sorumluluk projeleri olarak görmeyi tercih ediyorum. Elimden geldiği kadarıyla bilgimin ve yeteneğimin kapsamında insanlara yardım etmeye çalışıyorum.

Tags: kilis projesi sergisi exhibition ali bilge akkaya art artist

Yazar: Selin Oransayoğlu
Souq Bomonti
Sinema Hakkında 15 Belgesel