XOXO The Book
XOXO The Mag

British Vogue’da Yeni Dönem

100 yaşındaki dergi Edward Enninful ile ilerici bir adım atmaya hazırlanıyor.

Eğer moda dünyasını yakından takip ediyorsanız değişim rüzgarlarının estiği bir dönemden geçtiğimizi de muhtemelen fark etmişsinizdir.

Massimo Giorgetti’nin Pucci ile yolları ayırması,  Natacha Ramsay-Levi’nin Chloé’de Clare Waight Keller’ın yerini alması ve Luke ve Lucie Meier’in Jil Sandler’ın yeni kreatif direktörleri olması… Eğer sıraladığımız haberleri hazmedebildiyseniz, kendinizi şimdi vereceğimiz habere hazırlayabilirsiniz!

Tasarım sahnesini bir kenara koyun, elinize moda dünyasının en köklü dergilerinden birini alın. Eğer aldığınız dergi 100’üncü senesindeyse, doğru yoldasınız. Biraz daha detaya indikten sonra dudaklarınızdan ‘British Vogue’ adı dökülüyorsa, buyurunuz, devam edebiliriz.

Edward Enninful’un British Vogue’un yeni yayın yönetmeni olduğunu öğrendiğimizde, takvimler 10 Nisan’ı gösteriyordu. W dergisinin kreatif ve moda direktörü Enninful, British Vogue’un yayın yönetmeni olmaya hazırlanmakla kalmıyor, kendisi derginin tarihindeki ilk erkek ve ilk siyah yayın yönetmeni olma unvanlarını da alıyor. Kendisinin Ghana asıllı bir göçmen ve açık bir gay olması ise onu Vogue’un diğer ülke edisyonlarının yayın yönetmenlerinden ayıran küçük ayrıntılar.

1989’de 16 yaşındayken kariyerine i-D dergisi için modellik yaparak başlayan Edward Enninful, daha sonra stilist Simon Foxton ve Beth Summers ile çalıştı. 1991’de Summers’ın ayrılmasıyla 18 yaşında, i-D’nin moda editörü olan Enninful, basılı dergi tarihinin en genç moda editörü olarak adını duyurmayı başardı.  Yaklaşık 20 yıllık i-D macerasından sonra sırasıyla Vogue’un İtalyan ve Amerikan edisyonları için çalıştıktan sonra W dergisine geçişini yaptı. Hikayenin geri kalanını ise ya biliyorsunuz, ya da öğreneceksiniz. 

Grunge hareketinin arkasındaki önemli isimlerden biri olarak kabul edilen Enninful, ilgi çekici konsept, hikaye ve çekimleri ile dikkatleri üzerine toplayan nadir isimlerden. 1998’de İtalyan Vogue’unun zamanında sansasyon yaratan ‘Black Issue’ yani ‘Siyah Sayı’sında Franca Sozanni ile hareket lideri oldu. (Dergi bayilere düşer düşmez tükendi ve yayıncısı Condé Nast 400 bin adetlik ikinci bir baskı daha yapmak zorunda kaldı.) Linda Evangelista’yı estetik ameliyat olmuşçasına suratında bandajlar ve Chanel eşliğinde çektiği seri ise, ne kadar kışkırtıcı işler yapabildiğine bir örnek… Reklam kampanyalarını yürüttüğü markalar arasında Armani, Christian Dior, Dolce & Gabbana, Mulberry, Valentino, Calvin KleinFendi, Gucci, Hugo Boss ve Missoni gibi devler yer alıyor.

‘Edward Enninful 101’ dersini başarıyla tamamladığımızı varsayarak Vogue’un hikayesine geri dönebiliriz. British Vogue için ‘metamorfoz etkisi’ yaratacağı söylenen Enninful’un dergiden neler alıp götüreceği ve neler getireceği henüz meçhul. Sosyal medyayı bir hayli aktif kullanması, Gigi Hadid, Rihanna, Madonna, Kate Moss veya Naomi Campbell gibi isimlerle sıkı arkadaş olması ve paylaşımlarında yer vermesi ise Millenial kuşağı ile bağlantı kurmakta güçlük çekmeyeceğinin göstergesi.

Eski editör Alexandra Shulman zamanında Corinne Day, Nick Knight, Juergen Teller ve Tim Walker’dan fotoğraflar görmeye alıştıysanız, Enninful ile Mario Testino, Mert Alaş & Marcus Piggott, Pat McGrath, Craig McDean’in yanında, 1990’lardan beri British Vogue’da işlerine rastlamadığımız Steven Meisel ve Steven Klein’dan uhrevi kareler görmeye hazırlanabilirsiniz. Sadece bu durum bile, derginin nasıl bir yönde ilerleyeceği konusunda bizlere tüyo veriyor.

Akılda kalan ve güçlü görsellerle okuyucularını buluşturan Edward Enninful’un Vogue’a yeni döneminde güç kazandıracağı ve yeni jenerasyon okuyucuları çekeceği düşüncesi ortada. Geçmiş ve gelecek arasında tam olarak bir köprü görevi görecek Enninful’un işlerine ve vizyonuna şahit olmak içinse Eylül sayısını beklemeniz gerekiyor.

 

Tags: British Vogue Edward Enninful

Yazar: Yağız Pekkaya
Cuts Of The Week #79
Cannes 2017