XOXO The Book
XOXO The Mag

Leyla Feray

Oyunculuk deneyimi arttıkça geleceği fazla düşünmekten de uzaklaşan Leyla ile taze oyunculuk macerasını, hayallerini ve hakkında bir avuç insanın bildiği şeyleri konuştuk.

Fotoğraflar: Mustafa Nurdoğdu

Moda Editörü: Yağmur Kural

Saç: Cemal Budak / Makas

Makyaj: Ufuk Celeb

Fotoğraf Asistanı: Orkun Eray

Moda Editörü Asistanı: Batuhan Çetin

 

Leyla, kimden oyuncu olmaz?
Bencilden. Oyunculuk kolektif bir iştir.

Gelecekle ilgili sık düşünür müsün?
Eskiden gelecekle ilgili daha fazla hayal kurar, gelecekte neler yapacağımı, neler başarmış olursam mutlu olacağımı düşünürdüm. Fakat zaman geçtikçe anı yaşamanın önemini anladım. İleriye dönük yaşamaktan ve sürekli planlar yapmaktansa artık ana odaklanıyorum. Böyle daha huzurluyum. Biliyorum ki hayatın bana getirecekleri ve sunacaklarına göre benim de planlarım ve yaşayışım değişecek.


Bu sabah uyandığında aklında ne vardı?
Köpeğimi gezdirmek.

İşini yaparken şu an, başladığın noktaya nazaran kendine daha güvenli mi hissediyorsun?

Kamera arkasını okudum fakat bu işe girene kadar okulda yer aldığım tiyatrolar hariç hiç tecrübem yoktu. Dolayısıyla her sette yeni tecrübeler kazanıyorum. Her geçen gün oyunculuk adına kendimi geliştiriyorum. Daha çok yolum var ama eskiye göre tabii ki çok daha fazla güvende hissediyorum.

Kendini çok eleştirir misin?

Yapıcı eleştiriyi seviyorum. Bu yüzden kendimi de sık sık eleştiririm. Realist öz eleştirilerim bu zamana kadar çok işime yaradı. İyi olan şeyleri görüp, olmayan ya da eksik gelen şeylere de odaklanma halini bence her insan denemeli.

En son ne zaman 'hiç fena oynamamışım' dedin?

Şu anda yer aldığım Muhteşem Yüzyıl Kösem dizisinde oynadığım Ayşe Sultan karakteri daha önce oynadığım karakterlerden çok farklı. Çok fazla inişleri ve çıkışları var. Özelikle en son yayınlanan bölümleri izlerken 'fena oynamamışım' dedim.

Oyunculuk yaparken her şeyin kontrolün altında olmasını mı yoksa yönlendirilmeyi, teslim olmayı mı tercih edersin?
İkisini de tercih etmem. Yönetmen benim için gerçekten çok önemli. En iyisi, hem yönetmenin istediklerini vermek hem de onunla birlikte sahne öncesinde konuşup bazı şeyleri çözümlemek.

Dizi oyuncusu olarak tanınmaya başlamanın kariyerinin gidişatını kısıtlayacağını düşündün mü hiç, yoksa bunu bir fırsat olarak mı görüyorsun?
Böyle ayrımlar yapmıyorum açıkçası. Yaptığım ayrım ve derdim daha çok projenin, karakterin bana ne katacağıyla ilgili oluyor. Oynamaktan ve içinde bulunmaktan keyif aldığım sürece dizi projelerinin kariyerim için iyi olduğunu düşünüyorum.
 

Oyuncu olmasaydın bugün ne yapıyor olurdun?
Okuduğum bölümde ilgimi çeken alanlar, reklam ve senaryo yazarlığı, yönetmenlik ve grafik tasarım ve tipografiydi. Belki bunlardan birinin üzerine gidebilirdim. Belki de yaparım. Oyunculukla çok uzak şeyler değiller sonuçta.


Netflix Yönetim Kurulu Başkanı Reed Hastings'ten bir alıntı: "Şimdilik sadece Türk dizilerinin olayını anlamaya çalışıyorum. Bölümler aşırı derecede uzun ve sürekli iki güzel insanın birbirine baktığı uzun sahneler var. Bunun neden bu kadar çekici olduğunu anlıyorum. Çünkü bütün oyuncular çok güzel. Yine de her dizinin bu kadar uzun olmasına aklım ermiyor." Katılır mısın?

Türkiye’de dizi sürelerinin çok uzun olduğu doğru. Her hafta uzun metraj film süresiyle eş bir iş çıkıyor ortaya. Bu hala çok tartışılan ve çözüm aranan konulardan biri. Ve en önemlisi herkes için çok yorucu, işin kalitesini de etkileyen bir problem. Bu oyuncu, senarist, reji için de çok zorlayıcı. Netflix dizileri gibi sezonda 10 bölüm 40’ar dakikalık diziler çekilse eminim Türkiye’den de çok güzel şeyler çıkar.

Dönem dizilerinin revaçta oluşu insanların tarihi mirasa olan merakından mı yoksa sarayda yaşanan entrikalardan mı kaynaklanıyor?
İzleyicisine göre değişir diye düşünüyorum. Yaptığımız işte bile 'savaş istiyoruz' diyenlerle, 'aşk ve entrika istiyoruz' diyenler ayrılıyor. Üstelik tarihimiz çok zengin, herkesin istediği karşılayabilecek çok fazla malzeme var.

Günün birinde oyunculuk yapmaktan vazgeçecek misin?
Aksine, gün geçtikçe iyi ki oyunculuğa yönelmişim diyorum. Bana çok katkısı oldu ve bu işi çok severek yapıyorum. Beni daha çok mutlu edecek ve besleyecek bir meslek yok. Daha işin çok başındayım, her geçen gün üzerine ekleyerek bu yolda gitmek şu anki isteğim.

Yazmak veya yönetmek gibi hayallerin var mı?

Okulda bu hayalimi gerçekleştirme fırsatım oldu. İki tane yazıp yönettiğim kısa film çektim. Ve bundan gerçekten keyif aldım. Kesinlikle o tarafa da ilgim var ama şu an oyunculuk üzerine gitmek önceliğim.

Son zamanlarda gördüğün en iyi şey?
Arrival. Bilim kurgu filmler arasından farklı bakış açısıyla ayrışan bir film. Verdiği hissi çok sevdim. Bir de müziklerini.


Neyi yaparken çok zorlanırsın?
Bir oyuncu olarak cevap verirsem bu soruya, yeni başlarken karakteri yaratmak bu işin en sancılı süreci.

Hayatında neyi farklı yapmış olmak isterdin?

Şimdi böyle mutluyum. Ufak tefek şeyler varsa, onlar da bir sebepten olmuştur ve bana bir şey öğretmiştir. Bir şeyleri değiştirmek istemezdim.

İzlemekten hiç sıkılmayacağın bir film söyle. (Ve neden?)
Sevdiğim filmler var. Ama izlediğim filmleri tekrardan izlemeyi çok sevmiyorum. İzlersem de sebebi özlemiş olmam ya da bir şeye bakmam gerektiği içindir.
 

Tags: XOXO The Mag 70 Leyla Feray

Yazar: Murat Emir Eren
Adı Okunanlar Bir Adım Öne
Gucci Boboli Bahçeleri’ne Konuyor