XOXO The Book
XOXO The Mag

Öneriyoruz! İstanbul Film Festivali’nden 30 Film!

Biletler satışa çıktı. Herkes harıl harıl film listesi hazırlıyor. Biz de programdan klasikleri ve yeniden gösterimleri dışarıda bırakarak sizin için 30 yeni film seçtik! Kabul buyurun.

Vicdansız

Bu yıl Sofya’dan ve Locarno’dan büyük ödülle dönen Ralitza Petrova imzalı Vicdansız, gerçek bir Doğu Avrupa kabusu. Atmosferiyle iliklerinize kadar işleyen, ismiyle müsemma, acımasız, müdanasız, izleyicisini şöyle bir silkeleyen bir yapıt. Bulgaristan taşrasında bir bakım evinde çalışan hemşire Gana’nın öyküsünü anlata film sizi çıplak gerçeğin kabuslardan daha da kabus olduğuna ikna ediyor!

 

Ornitolog

João Pedro Rodrigues’e Locarno’da En İyi Yönetmen ödülünü getiren Ornitolog, kuş gözlemcisi Fernando’nun hikayesini konu ediyor. Ormanda her zamanki gibi gözlemini gerçekleştirirken aniden botunu kaybedince doğayla baş başa kalan Fernando için bir süre sonra gerçekle hayalin birbirine girdiği sonsuz bir döngü başlar. Filmin nefis görüntü yönetimi ve özgün senaryosu sizi içine çekecek.

 

Lady Macbeth

Shakespeare’in ünlü eseri Macbeth’i, Lady Macbeth’in gözünden okuyan birçok yorumu, birçok versiyonu vardır. Ancak bu tam olarak onlardan biri değil. Yönetmen William Oldroyd ve oyun yazarı Alice Birch, Nikolai Leskov’un kısa romanından yola çıkarak ortaya ünlü trajediden biraz bağımsız bir Lady Macbeth hikayesinin peşine düşmüş. Ortaya ilginç bir sonuç çıkmış.

 

Cinsler

Kendine has üslubuyla tanıdığımız yönetmen Bruce McDonald, Amerika’nın 200’üncü yaş gününde, 1976’da, Kanadalı genç Kit’in evini yurdunu terk edip rüyalarının ülkesine yaptığı yolculuğu konu ediyor. Görsel üslubu ve senaryosuyla gösterildiği hemen her ülkede izleyicinin kayıtsız kalmadığı film festivalin uluslararası yarışma bölümünde.

 

Manifesto

Aslen bir modern sanat projesi olarak hayata geçen Manifesto, yönetmeni Julian Rosefeldt’in, yakın çağın ünlü manifestolarına getirdiği yeni yorumu içeriyor. Filmde Cate Blanchett, 13 farklı karakteri canlandırıyor ve sanata yön vermiş manifestoları bağlamından uzak-yakın ayırt etmeden farklı mekanlarda okuyor. Bilhassa Dogma 95’le ilgili bölüme bayılacaksınız.

 

Ben Senin Zencin Değilim

Amerikalı yazar James Baldwin’in tamamlayamadığı eseri Remember This House’tan yola çıkılarak çekilen Oscar adayı bu belgesel, usta yönetmen Raoul Peck’in imzasını taşıyor. Film, çok kısa aralıklarla öldürülen Afro-Amerikalı üç aktivist Medgar Evers, Malcolm X ve Martin Luther King Jr.’ın hikayelerine odaklanan yaratıcı bir belgesel.

 

Kaygı

Yönetmenliğini Ceylan Özgün Özçelik’in yaptığı Kaygı, dünya prömiyerini Berlin Film Festivali’nde yaptı. Festivalin ulusal yarışma bölümünde yer alan film, insanın benliğine ve belleğine saldıran, toplumsal belleği yeniden kurgulayan, artık distopya olmaktan çıkan hayatımızın bir gerçeği haline gelen iktidarların yarattığı etkiyi Hasret adlı ana karakterinin hikayesi üzerinden anlatıyor. Film ayrıca SXSW’de LUNA Gamechanger Ödülü’nün de sahibi.  

 

Taş

Yönetmenliğini, İki Dil Bir Bavul ve Babamın Sesi filmlerinden tanıdığımız Orhan Eskiköy’ün yaptığı Taş, peşindeki bir adamdan kaçarken, kendisini vaktiyle oğlunu kaybeden bir kadının evinde bulan Selim’in hikayesini konu ediyor. Filmde Muhammet Uzuner, Jale Arıkan, Ahmet Varlı ve Beste Kökdemir başrollerde.

 

İşe Yarar Bir Şey

Bir süredir sesi çıkmayan başarılı yönetmen Pelin Esmer, yeni filmiyle festivalin ulusal yarışma bölümünde boy gösterecek. Başrollerinde Başak Köklükaya, Yiğit Özşener ve Öykü Karayel’in yer aldığı film, bir tren yolculuğunun anatomisini çıkarıyor. Filmin senaryosunda yazar Barış Bıçakçı’nın da imzası var.

 

Derdo Ana ve Ceviz Ağacı

Büyük ihtimalle festival haricinde izleme şansını güç bulacağınız bu belgeselin altında Serdar Önal’ın imzası var. Vaktiyle kocasını kaybeden ve sekiz çocuğuyla ortada kalan Bitlisli Derdo Ana’nın hikayesi çok etkileyici.

 

Hayalet Hikayesi

Olivier Assayas’a Cannes’da En İyi Yönetmen ödülü getiren film, yönetmenin süper yıldız Kristen Stewart’la ikinci iş birliği. Filmde, bir süper modelin asistanlığını yapan ve yakın zamanda kardeşini kaybeden Maureen’in, günün birinde telefonuna gelen gizemli bir mesajın ardından yaşadığı garip sürece şahit oluyoruz.

 

Ateş Serbest

Tamamı tek bir aksiyon sahnesinden oluşan bir film neye benzerdi? İşte Ben Wheatley Ateş Serbest’te bu sorunun cevabını arıyor. Başrollerinde Cillian Murphy, Brie Larson gibi isimlerin de yer aldığı filmde iki çetenin bir depoda verdiği ölüm kalım savaşını perdeye taşırken yönetmen Wheatley, aksiyon ve polisiye türlerinin sınırlarını siliyor.

 

Son Portre

Efsane heykel sanatçısı Alberto Giacometti’nin öyküsünü beyazperdeye taşıyan ve bilhassa sanatçının son dönemine odaklanan film, oyuncu olarak tanıdığımız Stanley Tucci’nin imzasını taşıyor. Filmde Giacometti’yi Avustralyalı usta aktör Geoffrey Rush canlandırıyor.

 

Rock’n Roll

Fransız aktör Guillaume Canet’nin yönetmenliğini ve senaryo yazarlığını yaptığı filmde, hem Canet hem de eşi Marion Cotillard kendisini canlandırıyor. Birçok ünlü oyuncunun daha bizzat isimleriyle dahil oldukları proje, sinema dünyasına dair eğlenceli bir bakış içeriyor. Canet ve Cotillard bir süredir Instagram hesaplarından birbirlerinin en berbat fotoğraflarını paylaşıp filmin tanıtımını yapıyorlardı.

 

Cennet

İkinci Dünya Savaşı’na ve Nazi kamplarına yönelik ilginç bir bakış açısına sahip olan Cennet’in yönetmen koltuğunda usta bir isim, Andrei Konchalovsky oturuyor. Venedik’ten En İyi Yönetmen Ödülü’yle ayrılan film, Fransız direnişine katılan Rus barones Olga üzerinden farklı karakterlerin öyküsüne odaklanıyor. Film Nazi zulmüne Fransız bürokratların dahlini de pek dillendirilmeyen şekilde dile getirmesiyle tartışma yaratmıştı. 

 

Genç Karl Marx

Festivalde iki filmiyle birden yer alan yönetmen Raoul Peck’in imzasını taşıyan Genç Karl Marx, 20’nci yüzyıla yön veren düşünürlerden Marx’ın gençlik yıllarına odaklanıyor. Film dönemin toplumsal ve politik atmosferini de yansıtmayı başarıyor.

 

Değişim

Geçtiğimiz yıl bilhassa Nordik ülkelerde epey ses getiren Aman Kernell imzalı Değişim, 1930’lu yıllarda geçiyor ve Sami kavmine mensup bir kızın kendi kültüründen kopma hikâyesini anlatıyor. Bugün dahi sorunları çözülememiş Samilerin karşılaştığı ırkçılığın temelini gözler önüne seren son derece başarılı bir film Değişim.

 

Bir Yaşam

Yönetmen Stéphane Brizé’in imzasını taşıyan Bir Yaşam, Guy de Maupassant’ın aynı adlı romanından, neredeyse noktasına virgülüne dek beyazperdeye uyarlanmış sessiz sedasız bir dram. Film boyunca Barones Jeanne’in bir şatoda aşık bir genç kız olarak başlayıp yalnızlığa doğru ilerleyen hikayesini izliyoruz. Film Venedik’te FIPRESCI Ödülü’nü kucaklamıştı.

 

Yeni Bir Hayat

Amerikalı parlayan genç yönetmen Wayne Roberts’ın filmi Yeni Bir Hayat, Amerika’nın kırsal bölgelerinden birinde garsonluk yaparak hayatını kazanan 17 yaşındaki Katie’nin hikayesini anlatıyor. Katie, monoton hayatını terk edip şehre taşınmak istiyor ama bu onun için hiç de kolay olmuyor. Film modern Amerikan toplumuna ve Amerikan rüyasına dair yeni şeyler söyleyerek öne çıkıyor.

 

Aşktan Sonra

Stergios Paschos’un imzasını taşıyan bu acıklı ve yer yer çocuksu film, eski kız arkadaşını unutamayan, aralarındaki sorunu konuşmak üzere onu bakımını üstlendiği lüks bir villaya davet eden beş parasız müzisyen Nikos’un öyküsünü anlatıyor. Film büyümeyi, hayatın akıp gidişini reddedenlere acıklı bir ağıt.

 

Mifune: Son Samuray

Akira Kurosawa’nın favori oyuncusu olarak tanıyıp bildiğimiz, sadece Japonya’nın değil, dünyanın en büyük aktörlerinden Toshiro Mifune’nin hayatını konu eden bir belgesel bu. Steven Okazaki’nin imzasını taşıyan film Mifune’yle ilgili önemli bir rapora dönüşüyor. Filmin anlatıcılığını Keanu Reeves üstleniyor.

 

Raw

Festivalin Mayınlı Bölge bölümünde yer alıyor olmasından da anlayacağınız üzere hassas müdelere ve bünyelere göre olmadığını vurgulamayı görev bildiğimiz Raw, bir gün derste mecburen çiğ et yedikten sonra hayatı değişen veterinerlik öğrencisi Justine’in rahatsız edici öyküsünü anlatan bir yapıt. Filmin yönetmeni Julia Duccournau. Film, Cannes Film Festivali’nden FIPRESCI Ödülü kazanmıştı.

 

Süper Karanlık Zamanlar

Gücünü nefis görselliğinden ve ilginç hikayesinden alan bir başka Mayınlı Bölge filmi Süper Karanlık Zamanlar, dijital devrimin yaşanmadığı yıllarda geçen bir gençlik filmi. Kaza sonucu ölümüne neden oldukları bir arkadaşlarının cesedini saklayan iki arkadaşın hikayesini konu eden film, görüntü yönetmeni olarak da tanıdığımız Kevin Phillips’in imzasını taşıyor.

 

Vahşi Bölge

İlk filmi Kan’dan bu yana kariyerine yükselen bir ivmeyle devam eden Meksikalı yönetmen Amat Escalante’nin yeni filmi de en az öncekiler kadar tuhaf! Toplumsal olanla fantastik olanın sınırlarını zorlayan ve gösterildiği yıl Venedik’te kendisine En İyi Yönetmen Ödülü’nü kazandıran Vahşi Bölge, ormandaki dünya dışı bir varlığın haz verici etkisine kapılan bir ailenin hikayesini konu ediyor.

 

Paris Büyüsü

Komedi ikilisi Fiona Gordon ve Dominiwue Abel’in Rumba’dan sonraki filmleri Paris Büyüsü’nde ikiliye geçtiğimiz yıl kaybettiğimiz Emmanuelle Riva da eşlik ediyor. Tati’nin, Keaton’ın izinden giden ikili, filmde teyzesi Martha’yı ziyaret etmek için Paris’e gelen Fiona’nın yaşama sevinci dolu öyküsüne odaklanıyor.

 

Django-Sürgün Melodiler

Caz’ın Avrupa’daki öncü isimlerinden Django Reinhardt’ın, Nazi işgali altındaki Paris’ten kaçışına odaklanan Etiene Comar imzalı film, müzisyenin sürgüne mecbur kaldığı 1943 yılından itibaren yaşadıklarına odaklanıyor. Film Şubat ayında Berlinale’nin açılışını yapmıştı.

 

Haykır Saraybosna

Tarık Hodzic’in imzasını taşıyan bu belgesel, ünlü heavy metal grubu Iron Maiden’ın, savaşın sonlarına doğru, abluka altındaki Bosna’ya cepheyi yararak gelişini ve o dönemin Bosnası’ndaki müzisyenlerin haleti ruhiyesini konu ediyor. Iron Maiden’ın bu efsanevi konserinin hikayesini solist Bruce Dickinson’ın ve tanıkların anlatılarıyla dinlediğimiz belgeseldeki arşiv görüntüleri de altın değerinde.

 

Beden ve Ruh

IIdiko Enyedi’nin imzasını taşıyan Beden ve Ruh, bu yıl Berlinale’den En İyi Film’e verilen Altın Ayı ve FIPRESCI ödülleriyle dönmüştü. Film, bir mezbahada çalışan asosyal Maria ve onun en az kendisi kadar dışa kapalı müdürü Endre’nin ilginç aşk hikayesine odaklanıyor.    

 

Önemsiz Bir Adam

Khushboo Ranka ve Vinay Shukla’nın imzasını taşıyan bu belgesel, sıradan bir vatandaşken, su sorunu, elektrik sorunu, yoksulluk ve yolsuzluklar gibi temel sorunları gündeme getiren Sade Vatandaş adlı bir siyasi parti kurup Hindistan’ın önemli politik figürlerinden bir haline gelen Arvind Kejriwal’in hikayesini anlatan ilham verici bir belgesel.

 

Tanrının Unuttuğu Yer

Yönetmenliğini Francis Lee’nin yaptığı Tanrının Unuttuğu Yer, İngiliz bir çiftçiyle Romanya göçmeni bir işçinin aşk hikayesini anlatan, dokunaklı bir film. Film dünya prömiyerini Sundance’te yapmıştı.

Tags: İstanbul Film Festivali Film Festival

Yazar: Murat Emir Eren
Umman’ın Gözdesi: Anantara Jabal Akhdar
Dünyanın En Güzel Atları