XOXO The Book
XOXO The Mag

Kaç Nota Biliyorsunuz?

Peki kaç renk biliyorsunuz? Do, re, mi, fa, sol, la, si? Si bemol?

Müzik Teorisi 101: Bir oktavda kaç ses vardır? Bir piyanonun başına geçip do’dan do’ya bütün beyaz notaları, yani tam sesleri çalar isek yedi, siyah notaları da işin içine katıp yarım sesler dahil edersek ise elimizde tam olarak 12 ses olur. Klasik bir piyanoda 88 tuş bulunur, yani aynı ses dizisinin yaklaşık yedi kere tiz ve pes seslerden tekrarı... Pek çok müzikal düzenlemenin temelinde bu 12 ses vardır; Batı müziği ve klasik müziğin tüm varlığı bu seslere dayanır. Elbette ki, bizim kulaklarımız doğu müziğinde duyulmaması imkansız mikrotonlara/ara tonlara, bu yarım seslerin de arasında yaratılan nağmelere alışkın; ama bunlar nadiren nota üstünde gösterilir ve açıkçası bu sesleri çalmak için tasarlanmış perdesiz eski etnik enstrümanlar dışında pek karşımıza çıkmazlar. Birazdan karşılaşacağınız alet, Infinitone bu tarz kalıpları yıkan, aslında hep orada olan sonsuz sesleri yaratmayı başaran; yaratabileceğimiz tonlarca sesi, günümüzün teknolojisi, matematik ve müziği birleştirerek önümüze sunan bir icat. Bir oktavda 12 değil, 256 sesi kullanabilsek nasıl kompozisyonlar yaratırdık?

Bu kavramları kafasında kolayca canlandırmakta zorlananlar için aletin mucidi Subhraag Singh bir renk analojisi sunuyor. Batı müziğinin geleneksel 12 notasını çeşitli parlaklıklarda ve tonlarda, kare kare bir paletten seçtiğiniz ayrık renkler gibi düşünün. Aslında yaratabileceğiniz sesleri ise renklerin birbirinin içine karıştığı büyük bir renk tekerleği gibi düşünün. Tıkladığınız her milimetrik noktanın farklı bir renk olacağı bu senaryoda, kullanabileceğiniz renk sayısı sonsuza yakın olurdu. Başlangıçta bir caz saksafoncusu ve besteci olan Subhraag Singh’in beş yıl önce üretmeye başladığı Infinitone, fütürist bir saksafon gibi. Bir iPad’e bağlı ve üflenerek çalınan piramit şeklindeki enstrümanın hava aralıkları mekanik olarak ayarlanıyor. Notaların hepsi elektronik cihaz tarafından, bir oktava düşen 256 sesin tamamının frekansları hesaplanarak yaratılıyor. Uygulama arayüzü henüz düzenleme ve geliştirme aşamasında olan alet, Georgia Tech Üniversitesi’nin düzenlediği Guthman Müzik Aleti Yarışması’nda birinci olmuş. Mekanikle insan ruhunun birleştiği icatta akort işi tamamen matematiksel bir incelikte işleniyor, ama enstrümana hayat veren yine sanatçının nefesi ve ifadesi. Müzikal aralıklarla ve ince detaylara uğraşmayı henüz tamamlayan Singh, bestelerini yapmaya yeni başlamış. Doğal olarak, bu bestelerin notasyonunun nasıl olacağını, kağıt üstünde nasıl görüneceğini merak ediyorsunuzdur. Bildiğimiz porte sisteminden farklı olarak, Singh’in kompozisyonlarında notalar karşımıza renkler ve onların temsil ettiği oran belirten kodlarla çıkıyor.

Singh’in anlatmaya çalıştığı kavram aslında Doğu müziğine çok uzak bir kavram değil; keza perdesiz enstrümanlara da. Fakat bunun için özel tasarlanmamış aletlerde her zaman tutarlılığı, oranı kaçırma riski varken, yıllar boyu bize öğretilen müziğin akademik olarak bu tarz bir nota yazımına ağırlık vermemesi, konuyu biraz dokunulmamış kılıyor. Üniversitede eğitimini aldığı saksafonu da bu açıdan kısıtlayıcı bulan Singh’e göre, bir müzisyen kompozisyonları ve performanslarında sonsuz müzikal renk ve boşluk kullanabilmeli. Singh’in bu işe giriş amacı ise kafasında canlandırdığı herhangi bir melodiyi belirli kısıtlamalar olmadan çalabilmek, çünkü ona göre müzisyenlerin bir stil, bir enstrüman veya bir akort sistemiyle kısıtlanmayan bir metot kullanabilme hakkı olmalı. Subhraag Singh, eski enstrümanları ve doğal müziğin yüceliğini yad ederek icadını geliştirme yolunda emin adımlarla ilerlerken, Batı müziğinin limitlerini yıkmaya çalışan kulağınızın bu tınılara alışmasının belli bir süreç alacağını da ekliyor.

Bop? Sir! from Subhraag Singh on Vimeo.

Tags: Jag-Style Infinitone Müzik

Yazar: Bilge Nur Yılmaz
Baselworld Öncesinde Bilmeniz Gerekenler
Bu Bir Cep Şişesi