XOXO The Book
XOXO The Mag

Bir Aile Yadigarının Macerası

Beklenmedik bir tesadüf, klasik bir Jaguar ve yürek ısıtan bir aile hikayesi…

“Büyükbabamın Jaguar’ının müzayedeye çıkacağını öğrendikten sonra gidip bir görmemiz artık şart olmuştu” diye anlatıyor Sally, “Satın almak gibi bir amacımız yoktu ama satış sırasında onu karşımızda görünce, bu otomobille çıktığımız aile gezilerinden kalma o kadar çok anı gözümüzde canlandı ki, mutlaka bizim de müzayedeye katılmamız gerektiğine karar verdik.” Jaguar Otomobilleri’nin Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Arthur Whittaker’ın torunları, Lucy, Sally, Sarah ve Charlotte, büyükbabalarının 1948 model klasik Jaguarı’nın Historics at Brooklands müzayede evi tarafından satışa çıkarıldığını, müzayededen sadece bir gün önce, tesadüfen öğrenmişler. Kız kardeşi Lucy “Bugüne kadar bir müzayedeye katılmamıştık” diye devam ediyor, “Ama eğer bütçemizi aşmazsa, onu evine geri getirmeye kararlıydık. Her şey bir anda olup bitiverdi, çekiç indi ve artık bizimdi...”

Dedeleri Arthur Whittaker’ın 1950 yılında yollarını ayırdığı otomobil zaman içinde birkaç kez el değiştirmiş. 1982 yılında o zamanki sahibinin başlattığı titiz restorasyon çalışması, daha sonra klasik Jaguar uzmanı David Davenport tarafından devam ettirilmiş. Tam 22 yıl süren bu özenli ve zahmetli çalışmanın sonunda eski ihtişamını tamamen geri kazanan otomobil, döneminin en iyi tourerları arasında gösteriliyor. Özel deri döşemeleri, ceviz ağacından kontrol paneli ve sunroofuyla, Jaguar Otomobilleri’nin üretim hattından çıkan son otomobillerden biri olan aracın 3.5 litrelik, altı silindirli Jaguar Mk IV motoru hâlâ ilk günkü gibi tıkır tıkır çalışıyor. Büyük tasarıma sahip farları ve görkemli krom radyatörüyle gerçekten nefis bir otomobil…

Whittaker’ın torunları dedelerinin klasik Jaguarı’nı geri almak için 70 bin sterlin ödemişler. Otomobil şimdilik torunlardan en büyüğü Lucy’nin Kenilworth’deki evine gidecek. Burası, 69 yıl önce otomobilin üretildiği Browns Lane’deki eski Jaguar fabrikasına sadece birkaç kilometre mesafede. Peki torunlar büyükbabalarının Jaguar’ını bir müzede sergilemeyi düşünüyorlar mı? Kesinlikle hayır! “Bir yerlerde kilit altında duramayacak kadar güzel bir otomobil” diyorlar, “Planımız, ailelerimizle birlikte otomobilin keyfini çıkartmak ve buna dedemizin yedi büyük torunu, yani bizim çocuklarımız da dahil. Şimdi sadece bir piknik sepetine ve biraz da güneşe ihtiyacımız var!” 

Dışarı Çıkmak için Bahane Arayan?
Aynanın İçinde Yaşamak