XOXO The Book
XOXO The Mag

Çin ❤️ İngiltere

Başlıktaki mantık evliliğinin bilinmeyenleri için okumaya devam ediniz.

Hafızanıza küçük bir oyun oynatalım. 2016 dahilinde İngiltere deyince akılınıza gelen ilk kelime?

Bizim için de Brexit.

Peki Çin?

Tamam, bu tarafta fikir ayrılıkları yaşıyor olabiliriz. Çin, sizin için hâlâ düşük kaliteli seri üretim anlamına geliyorsa önyargılarınızı yakasından tutup sarsabilirsiniz. Yeni yargılarınız, Çin’in lüks sektörünün özellikle moda tarafı için can simidi olduğu. Ayrıca sebeplere takılmazsanız, günün sonunda Çin üretim kalitesinin gözle görünür bir oranda arttığını gözlemleyeceksiniz. İlla sebep aramaktaysanız, sahte ürün üretiminin kalite standartlarını artırdığına şahit olacaksınız. Ama dediğimiz gibi yazı dahilinde sebeplere değil sonuçlara odaklanıyoruz.

Listenin sonuçlar tarafında İngiltere’nin Avrupa’yla arasının bozulması ve kendine yeni bir ‘wingman’ bulma çabası var. Tabii burada sözümüz moda meclisinden içeri. Söz konusu Londra ve moda olduğunda, kültür bombardımanı şehrin sunduklarından biri de kuşkusuz alametifarikası olan eğitim seçenekleri. Tabii bu seçenekler haliyle Brexit’ten payını alıyor. Neyse ki Çin’in moda tutkunu millenialları eğitimlerini Londra’da tamamlamak için can atıyor. Çin-İngiltere romansında ilk bölümün sonunda geldiniz.

Senaryo beklenen kadar karamsar değil; Brexit referandumunun ardından geçen dokuz ay boyunca İngiltere’nin moda tarafı büyümeye devam ediyor. Zira referandumda Avrupa Birliği’nde kalmaktan yana olan tasarımcılar hemen oylamanın ardından şovlarını New York’a taşıyorlar. Bu sırada Trump senaryoda hâlâ gülüp geçilen bir karakterden ibaret. Günün sonunda bu tasarımcılar belki de Londra’ya dönmenin daha akıllıca olduğunda karar kılacaklar. Bu sırada Londra Moda Haftası’nda ilk defilesini sunan birçok tasarımcı Çin kökenli. Senaryoda hala optimist olabilmemizin sebeplerinden bir diğeri de İngiliz modasının hali hazırda Çin’de iyi bir repütasyona sahip olması. Neyse ki İngilizler’in Ticaret Bakanlığı itibarına güvenmekle yetinmiyor ve geçtiğimiz yıl bir grup Çinli alıcıyı moda haftasında ağırlıyor. Amaç Londra’nın moda sektöründeki sağlam kartlarını göstermek. Çünkü moda başkentlerinin görev dağılımında Paris ve Milano kaliteyi, mirası temsil ediyor ve Londra ise onlarca yıldır sektöre yeni ve etkili tasarımcı tedarik ediyor. Eh, Londra’nın yükselen yıldızlarını Çin’in alım gücüyle tanıştırmanın zamanı geldi de geçiyor. Ticaret Bakanlığının yatırımı 1.5 milyon poundluk sipariş olarak geri dönüyor. Aynı grup 6 Ocak’ta da LFW’e geri geliyor.

Çin ve İngiltere, doğru zamanda doğru yerde karşılaşıyor. Çin’in alım gücü yeni kuvvetlenen milleniallarının paradigmaları değişiyor. Sadece ürünü satın almak değil kültüre ve deneyime dahil olmak istiyorlar. Eh, sundukları dolayısıyla Londra da arza gerekli cevabı veriyor. İkilinin ilişkisinin güçleneceği su götürmez. Söylenecek tek şey kalıyor; klavyemin bana vermiş olduğu yetkiye dayanarak sizi karı koca ilan ediyorum, gelini öpebilirsiniz!

Tags: Çin İngiltere Brexit Londra Moda Haftası

Yazar: Aslin Kumdagezer
Çok Fazla Yayılmayan Bir Sır: Mustique Island
Dizi Yağmuruna Devam: İşte 10 Yeni Dizi!