XOXO The Book
XOXO The Mag

Omar Souleyman

Coğrafi ve müzikal olarak her ne kadar bize yakın olsa da, merak ve hayranlıkla uzaktan izlediğimiz Omar Souleyman ile konuşma fırsatı yakaladık.

Biraz geçmişi, biraz müziği, biraz yeni albümü hakkında bilgi edindik. Röportajın sonunda ise, Omar Souleyman, kaç zamandır gerçekleşmesini beklediğimiz olayın müjdesini verdi. 

Röportaj: Beren Özel - Kasım 2013

Fotoğraf: Hisham Bharoocha 

Sizi Primavera Sound 2013’de izleme fırsatını yakaladık. Seyirciler kendilerini kaybetmişçesine dans ediyorlardı - anladığımız kadarıyla normal seyirci tepkisi bu. Batılı izleyicilerin tepkisi sizleri şaşırttı mı? 

Benim için şaşırtıcıydı çünkü Batılı izleyiciler şarkılarımın sözlerini anlamıyorlar. Ama bu tepkiyi, Avrupa ve Amerika’da verdidğim birkaç konserde, sahne aldığım birkaç festivalde gözlemledikten sonra artık yavaş yavaş alıştığımı ve hatta doğal karşıladığımı söyleyebilirim. 

 

Düğünlerdeki setleriniz ile konser/festival setleriniz arasında ne gibi farklar var?

Düğünlerde 3-4 saat (ve bazen daha uzun bir süre boyunca) sahnede kalıyorum. Ancak, sizin de bildiğiniz gibi, konser ve festivallerde belirli saat dilimleri içinde hareket etmem gerektiğinden 45 dakikalık bir setim oluyor. Bunun haricinde fark olduğunu düşünmüyorum. 

 

Gördüğümüz kadarıyla, şarkı söylerken elinizi ritme uygun olarak çırpıyorsunuz; bunun üzerine izleyiciler, bir anlamda, rahatlıyorlar ve kendilerini tamamen müziğe bırakıyorlar. Dışarıdan bakıldığında, ayin gibi bir hava mevcut. Senelerce çiftlerin -yakınlarıyla birlikte- sevgilerini, bağlılıklarını kutladıkları düğünlerinde şarkı söylemekten, yüzlerce birbirinden farklı nedenlerle orada bulunan değişik ülke vatandaşlarını bir araya getirmeye geçişin sizin için doğal bir süreç olduğunu varsayıyoruz. Yaptığınız işin müstesna olduğunu düşünüyor musunuz?

Farklı insanların bir araya geldiği etkinliklerde özel ve önemli bir rolüm olduğunu düşünüyorum. Düğünler söz konusu olduğunda, davetiyelerde benim şarkı söylediğim yazıyor ve davetlilerin beklentileri (ve umarım heyecanı) oluyor. İnsanlar, her ne kadar farklı çevrelerden gelseler de, tek bir amaç için orada bulunuyorlar. Festivallerde ise, konserler geç saate kadar devam etse de, izleyiciler muhakkak beni izlemek için alanda kalıyorlar. Şans eseri beni izlemeye gelen, müziğimi duyan ve enteresan bulup 45 dakikanın sonuna kadar kalan kişileri diğer izleyiciler ile bir araya getirme fırsatını yakalıyorum. 

 

Hakkınızda birçok ilham verici hikaye var. Bunlardan bir tanesi, uzun zamandan beri ortak işler yaptığınız Mahmoud Harbi’nin yanınızda durup (eş zamanlı olarak yazdığı) şiirlerini kulağınıza fısıldaması, sizin de bunları (yine eş zamanlı olarak) söylemeniz. izleyicilere anlık şiir sunmakla kalmayıp, alışılagelmiş bir performansın sınırlarını zorluyorsunuz. Sizin için zorlayıcı oluyor mu?

Teşekkür ederim. Bahsettiğiniz ortaklaşa performansı sadece Suriye’de düğünlerde sahneleyebiliyorum. Her ne kadar zorlayıcı olsa da, kutlamalar uzun sürdüğü için gelin-damat ve davetlilere birçok farklı şey sunmak istediğimden ve kutlanacak şeyin değerliliğinden, performansımı geliştirmeye çalışıyorum. Ne yazık ki, konser ve festivallerde bunu yapamıyorum, çünkü setler 45 dakikadan uzun sürmüyor. Ama Mahmoud Harbi’nin (ve diğer sevdiğim şairlerin) şiirleri ezberimde. 

 

Yakında piyasaya sürülecek albümünüzü Suriye dışında ve Kieran Hebden (namıdiğer Four Tet) ile kaydettiniz. Alışık olduğunuz süreçten farklı mıydı? Kieran’ın albüme nasıl bir katkısı oldu? 

Çok güzel bir deneyim oldu benim için ve sonuçtan da son derece memnunum. Bugüne kadar gerçekleştirdiğim kayıt süreçleri arasında, ses kalitesi, ekipman, teknik ekip ve tabii ki prodüksiyon açısından en profesyoneli oldu. Kieran’ın, ses kalitesi, vokallerin yalınlığı ve müzikle uyumu gibi konularda önemli katkısı oldu. Deneyimi, bilgisi ve profesyonelliği ile albüme çok büyük değer kattı. Daha önce karşılaşmadığım bir şeydi aslında, kendisine müteşekkirim. 

 

Gelin-damat ve davetlilerin huzurunda şarkılarınızı yazdığınız (ve buna alışmış olduğunuz) için, şarkıları stüdyo ortamında kaydetme süreci ne kadar farklıydı? Bunun şarkılar (ve yazılma süreci) üzerinde nasıl bir etkisi oldu? 

Tabii, düğün veya konser sırasında mevcut olan esneklik ve doğaçlamaya yatkınlık stüdyo ortamında daha az olduğu için, bu süreçte şarkıları kaydetmek için gereken süreyle şarkı yazma sürecim arasındaki dengeyi oluşturmam gerekti. Diğer bir deyişle, hem bu profesyonel ortama ayak uydurmam gerekti hem de kendi şarkı yazma sürecimin bir parçası olan doğaçlama ve esneklik unsurlarını muhafaza etmeye gayret gösterdim. 

 

Sadece aşk hakkında şarkılar yazıyor, söylüyorsunuz ve her bir performansınız da şarkılarda yer alan mesajın izleyicilere aktarımı ve onların tepki vermesi ile tamamlanıyor. Takdir edersiniz ki, (bölge müziğinden etkilenen) Türk müziği genel anlamda aşk, kayıp ve özlem üzerine inşa edildiği için bizlerin alışık olduğu bir durum bu. Ancak, bugün itibarıyla -gün geçtikçe sayıları artan -bir kısım hayranlarınız şarkıların içeriğini ve mesajını tam olarak kavrayamamakta. Sizce bu, Batılı hayranlarınız ile aranızda bir engel teşkil ediyor mu? şarkılara verdikleri tepkilerde herhangi bir farklılık gözlemliyor musunuz?

Şarkı sözlerinin ne anlama geldiklerini bilmemelerinden dolayı, bir anlamda gözle görülen ve hissedilen bir engel mevcut. Herhangi bir Arap ülkesinde veya Suriye’de sahne aldığımda izleyiciler, sizin de dediğiniz gibi, alışılagelmiş ve beklenilen tepkiyi veriyorlar. Batılı izleyiciler ise ritme ayak uydurup, genel olarak müziğe tepki veriyorlar. Ancak, şunu söylemem gerekiyor ki, birbirinden farklı ülkelerde verdiğim konserler ve sahne aldığım festivallerde izleyicilerin ortak özelliği her birinin iyi vakit geçiriyor olması. 

 

Müzikal anlamda kendinize has bir tarzınız var. Neler etkiliyor müziğinizi?

Açıkçası, içinde bulunduğum bölgenin gelenekleri haricinde doğrudan etkileyen başka bir şey olduğunu düşünmüyorum. 

 

Katı çizgiler çizmek ve tanımlar yapmaktan imtina etsek de, özellikle yakın senelerde piyasaya sürdüğünüz albümlerinizi dinlediğimizde, geleneksel öğeleri muhafaza etmek suretiyle yeni ve eskiyi birleştirdiğinizi gözlemliyoruz. Bu değişim nasıl oldu? Sizleri 90’lardan beri takip eden Suriyeli hayranlarınız nasıl tepki verdi? 

Zaman içinde, müziklerimi yazarken kullandığım geleneksel enstrümanların yerini keyboard aldı. Çünkü keyboard birden çok enstrümanı ve dolayısıyla birden çok ritmi tek bir cihazda toparlayan gelişmiş bir alet. Bu anlamda gelişim ve değişim oldu. Bu da, Suriye ve bölgede yaygınlaşan bir trend olduğu ve bunu yapan tek müzisyen ben olmadığım için Suriye’deki hayranlarıma göre doğal bir geçiş süreci oldu. 

 

Müzik hayatınız nasıl başladı? Hep istediğiniz bir şey miydi şarkıcı olmak?

Yedi yaşımdan beri şarkı söylüyorum. 90’lı yılların başında, düğünlerde yalnızca 10 dakika şarkı söyleme fırsatım oluyordu. Bu 10 dakikalık performanslar arttıkça ve zaman geçtikçe adım duyulmaya başladı. 90’ların ortalarına geldiğimizde Suriye geneli ve bölgede aranan bir düğün şarkıcısı oluvermiştim. 

 

Suriye’deki olumsuz durum devam etmekteyken, Suriye ve kültüründen olumlu kesitler sunarak müziğinizi geniş kitlelere yaymak gibi önemli bir görevi üstlendiğinizi varsayıyoruz. Bu misyonunuz sizce olumlu karşılanıyor mu, mesajınızın ilgili kitlelere ulaştığını düşünüyor musunuz? 

Şarkılarımla ve şarkı söylediğim her zaman, ülkem, kültürümüz ve insanlarımız hakkında pozitif bir tablo sunmak için azami gayret sarf ediyorum. Sizin de dediğiniz gibi, bunu bir görev olarak üstlendim ve bununla gurur duyuyorum, özellikle ülkemin zor günlerinde bunu yapıyor olmak benim için çok önemli ve anlamlı. 

 

Bir istisna yapıp barış ve hatta politika hakkında şarkı yazmayı planlıyor musunuz?

Kesinlikle hayır. 

 

Yurt dışındayken, hayranlarınızla/izleyicilerle bağ kuruyor musunuz?

Her zaman... Sevgi olan yerde bağ kurmak en doğal şeydir. 

 

En çok sevdiğiniz müzisyenler kimler? 

Eşsiz ve benzersiz Oum Kalthoum. 

 

Şu anda ne üzerinde çalışıyorsunuz? 

Önümüzdeki birkaç ay boyunca turnede olmayı planlıyorum. 2014’te de yeni albümümü çıkarmış olmayı umut ediyorum. 

 

Bu soruyu sormasak bu röportaj eksik kalırdı: İstanbul’da yakında konser verme planınız var mı?

Evet, yakın zamanda İstanbul’da konser vermeyi çok istiyorum, çalışmalarımız devam ediyor. Hazırolda bekleyin! 

Jake Chapman
Yıldızlarıyla Öne Çıkan 5 Film