XOXO The Book
XOXO The Mag

Rei Kawakubo for Comme des Garçons

Kargaların Prensesine Övgü

Onu dünyanın en önemli tasarımcılarından biri yapan nedir? Metropolitan Museum of Art, avangard Comme des Garçons markasının yaratıcısı Rei Kawakubo'yu onurlandırarak bir retrospektifini sergileyecek ve bu soruya yanıt arayacak.

Mayıs’ın ilk haftasında gerçekleştirilecek MET Gala’nın teması Ekim 2016’da, 'Rei Kawakubo ve markası Comme des Garçons' olarak açıklanmıştı. Şimdi serginin açılmasına günler kala, sergiye ve Kawakubo'nun moda tarihindeki yerine dair birkaç cümle kurabiliriz. Metropolitan Museum of Art daha önce sadece 1983 yılında bir moda tasarımcısına yer vermiş, Yves-Mathieu Saint Laurent’in 25 yıllık geçmişine ışık tutmuştu. Bugün birçok moda tasarımcısına da ilham kaynağı olan Rei Kawakubo’yla birlikte Gala, 71 yıllık tarihinde yalnızca iki moda tasarımcısını onurlandırmış oluyor. Yani bu durum Dower Street Market’in kurucusu ve Comme des Garçons’nun 74’lük prensesi Kawakubo için bile büyük bir olay.

4 Mayıs’ta açılacak ve Eylül ayına kadar sürecek olan serginin başlığı Rei Kawakubo/ Comme des Garçons: Art of the In-Between. Sergide Kawakubo’nun 1980’den günümüze kadar kadın giyim yaklaşımına dair fikir verecek 150 parça yer alıyor. Parçalar sergilenirken galeriler de, maskülen ve feminen çizgiler arasındaki sınırı bulanıklaştıran tasarımcının kariyeri boyunca yoğunlaştığı ‘in-betweenness’ yani ‘arada olmak’ teması doğrultusunda organize olacaklar.

1970’lerin başından beri avangart tasarımlarıyla tanınan Comme des Garçons’nun kurucusu Rei Kawakubo bugün yıllık cirosu 220 milyon doların üzerinde bir şirketin sahibi. Moda tasarımı adına bir eğitimi yok; Keio Üniversitesi’nde Sanat ve Edebiyat okudu. Belki de bu sebeptendir ki, şahsına münhasır, biraz utangaç bir karakter. Kısa zamanda kültleşen Dover Street Market de yine onun yaratıcı zihninin bir eseri.

Japon tasarımcı moda sektörüne 1967 yılında bir tekstil fabrikasında atıldı. Kısa bir süre sonra buradan ayrıldı ve freelance olarak styling yapmaya başladı. Aradan geçen iki yılın sonunda ise, çoktan Comme des Garçons markası altında tasarım yapmaya başlamıştı. 1973 yılında artık Japon tüketici tarafından aranan bir marka olmasına rağmen, ilk butiğini iki yıl sonra, 1975 yılında Tokyo’da açtı. Homme Comme des Garçons’nun tüketiciyle buluşması ise bundan üç yıl sonrasına, 1978'e denk geliyor.

1981’de Paris’teki ilk şovundan önce bile Rei Kawakubo ve takipçilerinden Japon basınında ‘Kargalar’ olarak söz ediliyordu. Bu, o dönem tasarımcının genellikle siyah, gri ve beyaz renkleri tercih etmesinden kaynaklansa da, tasarımlarındaki 'cool' tavrın, hayvanlar aleminin bu en zeki ve bağımsız üyesiyle özdeşleştirilmesi kaçınılmaz görünüyor. Kawakubo 2005 yılında The New Yorker’a verdiği mülakatta bir devrim yaratmayı amaçlamadığını, yalnızca güzel ve güçlü olduğunu düşündüğü şeyleri paylaştığını söylese de, Martin Margiela, Ann Demeulemeester ve Helmut Lang gibi bugün moda tasarımının önde gelen isimlerinin ilham kaynağı ve diğerlerinin de ağzından düşüremediği belki de tek isim; bir anlamda 'ustaların ustası'. Phoebe Philo, Rei Kawakubo için ‘pusula gibi’ benzetmesi yapıyor; Karl Lagerfeld ise kendisini 'ilginç' buluyormuş. Kaiser'in iki dudağı arasından çıkan bu kelimeyi iltifat kabul etmek gerekir. Marc Jacobs’ın da, söylediklerinin ışığında, Rei Kawakubo isminin yanına iliştirdiği duygunun 'hayranlık' olduğunu söyleyebiliriz.

Bir dönem adı Yohji Yamomoto ile anılan ve sadece giysi değil, markasının reklam kampanyalarından mağaza tasarımlarına kadar her türlü detayıyla bizzat ilgilenen Kargaların Prensesi, şüphesiz 20'inci yüzyılın ikinci yarısından itibaren kadın modasına yön veren en önemli isimlerden biri. Sırrını ise, bir mülakat sorusuna verdiği cevapta keşfettik: “Benim amacım giysi yapmak değil. Eğer öyle olsaydı zihnimi yalnız giysi yapmak üzerine kısıtlıyor olurdum.”