XOXO The Book
XOXO The Mag

2017 Sonbahar/Kış defilesi için Grand Palais içerisinde hazırlanan dekor.

#CHANELGroundControl

Chanel dünkü (7 Mart) hazır giyim defilesinde gösterdi ki, dijital dünyada lüks markaların ürünleri kadar doğru iletişime de sarılmaları gerekiyor.

 

Grand Palais’nin herhalde 2011 yılındaki Monumenta için Anish Kapoor’a sipariş edilen Leviathan’dan sonra gördüğü en görkemli şey, Chanel’in dünkü önümüzdeki sonbahar kış sezonu için yaptığı hazır giyim defilesinde yer alan roketti. Herkesin kalkışı için sabırsızlıkla beklediği roket tabii ki defilenin sonunda yükseldi ve yine bir Chanel defilesinde kıyafetler kadar dekor da konuşuldu. Nasıl konuşulmasın ki?

Chanel sadece algıyı lüks bir marka olmasının üzerine yaratmıyor. Bir Parizyen yaşam stili algısı etrafında örüyor her şeyi. Karl Lagerfeld’in ne kadar başarılı ve yaratıcı olduğunu bir kenara koyalım ve şu soruyu soralım kendimize: bu lüks imparatorluğunun neden hakikaten lüksün tepe noktası olarak algılandığını düşündük mü?

Bugün dijital dünyada yer almayan hiçbir marka bu dünyaya ait değil. Bundan daha net bir açıklama olamaz! Peki lüks markalar bu dünyada kendilerini ve ürünlerini basitleştirmeden veya ucuzlaştırmadan nasıl var olacaklar? Bunun tek bir yolu var, o da hikayelerine ve sahip oldukları mirasa sarılmak. Eğer başka markalar gibi davranmaya kalkarlarsa kaybederler. Bunun en güzel örneklerini sokağa inmeye çalışan lüks markalarda gördük. Ancak Chanel, yağmur ormanlarında da gezse, rokete binip uzayın derinliklerindeki yeni gezegenleri de keşfetse, hep aynı Chanel. Kumaşlar, renkler veya kalıplar değişiyor elbette ama klasik Chanel çizgisi ve el işçiliği hiç değişmiyor.

Google’ın araştırmasına göre dünyadaki lüks ürün tüketicilerinin yüzde 99’u muhakkak günde bir kez internete giriyor. Bu da demek oluyor ki, dijital dünyadaki müşterilerinize ulaşmak için hikayenizi doğru anlatmanız lazım. Hikaye anlatıcılığının ve insanların hikayelerinin herhalde daha el üstünde tutulduğu bir dönem olmamıştı. İçerikle var olduğunuz bir yerde içeriğinizin kimi nasıl yakalayacağını kestirmeli ve onu ince ince örerek geliştirmelisiniz. Üstelik aynı anda birçok farklı medya aracı da kullanarak. Kıyafetlerindeki ince işçilik ve artistik dokunuşlarla övünen bir markanın tabii ki websitesi de bu yönde içeriklerle örülmüş. Chanel’in internet sitesinde yer alan Inside Chanel isimli bölümün anlattığı, gösterdiği ve izlettiği hikayelerin etkilemeyeceği hiçbir jenerasyon tanımıyorum. O sebeple dijital dünyanın gerekliliklerini yerine getirirken, markasının sahip olduğu değerleri de insanların kafasına kazıyan Chanel'in, aktüel olaylara en görkemli şekilde gönderme yapan bu defilesi, Paris Moda Haftası’nın gerçek kazananının kim olduğunu gösteriyor.

Hayır, Elon Musk değil!

Yukarıdaki galeride Chanel’in 2017-2018 Sonbahar Kış defilesinden görsellere ve Grand Palais’de daha önce yapılan Chanel defilelerinden bazılarının dekoruna göz atmayı unutmayın.