XOXO The Book
XOXO The Mag

Neşesiz Ayaklar, 2010
Çelik iskeletli vitrin içinde cam elyafı, plastik ve karışık teknik
216 x 171 x 171 cm
© Jake ve Dinos Chapman
White Cube izniyle
(detay)

Jake Chapman

Chapman Biraderler’in, namıdiğer Jake ve Dinos Chapman’ın insanlığa dair karamsar fikirlerine uzun zamandır aşinayız.

Birkaç sene önce yollarını ayırıp daha sonra tekrar birlikte üretmeye karar veren ikiliden Jake ile, ARTER’de bu ay açılacak sergileri öncesi konuştuk. Ona göre, evrenin büyüklüğü yanında her şey ihmal edilebilir, insan hayatı da buna dahil.

Röportaj: Refik Akyüz - Şubat 2017

Portreler: Alina Negoita

Çekim Yeri: Londra

Sen ve kardeşin Dinos bütün sanat eserlerinin doğaları gereği yıkıcı olduklarına inanıyorsunuz. Sanat tam olarak neyi yok etmeye çalışıyor?

Kızgınlık ve nefret balıkçının kancası gibidir. Bizim için bir kapana kısılmadığımızdan veya zehirli bir yem yemediğimizden emin olmak çok önemli. Agnostiklere, Tanrı’ya veya karmaya inananlara bakılmaksızın, ahlak normları herkesin çözmeye çalıştığı bir yasadır, sanat için de aynı şey geçerli.

Estetik algının sınırlarını zorlamayı seviyorsunuz. Bu durum güzel ya da çirkin olana bakış açınızı nasıl etkiliyor?

Bizim için güzel ve çirkin arasındaki ilişki, aşk ve şefkat arasındaki ince çizgi gibi. İnsanoğlu, hayatında lüks bir nesneye sahip olmadığında, önce kişisel zevklerini sonra da estetiği kaybeder. Sonrası malum, her şey biter, her şey ağlar ve her şey ölür.

Birkaç sene önce Dinos’la yollarınızı ayırıp, bir yıl boyunca farklı stüdyolarda çalıştınız, hatta Jake veya Dinos Chapman sergisini bu sayede hazırladınız.

Dolaylı cevap vereyim. Bütün büyük dini geleneklerin amacı dışarıda büyük tapınaklar inşa etmek değil, içeride iyilik ve merhamet tapınakları yaratmaktır.

Bu aralar, İstanbul’da ARTER’de açacağınız serginize hazırlanıyorsunuz. Nasıl hissediyorsunuz?

İyimsermiş gibi görünmeyi seçiyoruz, mutluymuş gibi görünmekten daha iyi hissettiriyor.